Kütahya çini motifleri, doğadan ilham alan bitkisel ve İslami geometrik desenlerin geleneksel sıraltı tekniğiyle işlenmesinden oluşur. Osmanlı saray kültürünün zarafetini yansıtan bu tasarımlarda, kobalt mavisi, turkuaz ve mercan kırmızısı gibi ikonik renkler karakteristik Kütahya eserlerini meydana getirir
Kütahya çini sanatı, kökleri Friglere kadar uzanan, Osmanlı'dan günümüze kesintisiz şekilde taşınmış ve UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağına kabul edilmiş dünyaca ünlü bir geleneksel Türk seramik sanatıdır.
Kütahya çiniciliği, gerek mimari dekorasyon malzemesi, gerekse gündelik kullanım eşyası üretiminde çok zengin bir ürün yelpazesine ulaşmış ve yaygınlığıyla olduğu kadar sürekliliğiyle de Osmanlı sanatı mozaiğini oluşturan en önemli parçalardan biri olmuştur.
Kütahya çinisi, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden günümüze kesintisiz ulaşan, hamur haline getirilmiş killi toprağın pişirilip el emeğiyle süslenmesiyle üretilen geleneksel bir Türk seramik sanatıdır. Şehrin en önemli simgesi ve geçim kaynağı olan bu sanat, Kütahya’yı dünya çapında bir "Çini Şehri" haline getirmiştir.
Çinicilik, toprağın pişirilip sırlanmasıyla elde edilen seramiklerin (çini) üzerine çeşitli motif, renk ve desen işlenmesiyle yapılan geleneksel bir süsleme ve el sanatıdır.
Çininin reçetesinde yüksek oranda kuars bulunur, bu da ona dayanıklılık ve kendine has bir parlaklık kazandırır.İşçilik: Klasik çini genellikle geleneksel yöntemlerle el işçiliği ve el boyaması olarak üretilir
Çini seramik, geleneksel olarak pişmiş toprak üzerine özel astarlar ve boyalarla desenler çizilip cam gibi parlak bir sırla kaplanan geleneksel bir el sanatıdır. Dünyaca ünlü çini sanatı, özellikle Osmanlı döneminden bu yana Kütahya ve İznik şehirlerinde üretilmektedir.